Son zamanlarda gittikçe kesinleşen bir kararım var diyebilirim; yazı yazmak kadar olmasa da, hayatımın en büyük zevklerinden biri çizim yapmak. Yazı yazarken görünümü okurun hayalgücüne bırakıyorsun, duyguları açıklamakta biraz yardımcı oluyorsun, olanları tasvir ediyorsun falan filan, ama sahne olduğu gibi senden başka birinin kafasında yaratılıyor, acaba nasıl? Bu alanda ise, bence, duyguları görenin hayal gücüne bırakıyorsun... Atmosfer ile büyülemek artık senin işin.
Tabii böyle bilmiş bilmiş konuşmama bakmamak lazım, duyguları anlatacak kadar gelişmedim herhalde. Hala kafama göre abidik gubidik figürler çiziyorum filan, ama istediğim şey bu yönde ilerlemek. Görsel bir şeyler yapmanın zevki bir başka, aslında kulağa gelen bir melodinin anlattığı da bir başka, okuduğun bir yazının verdiği heyecan da...
Sanat her bi yönüyle güzel şey lan.
Neyse, ben kararımda kalmıştım, değil mi? İşte: çizim konusunda kendi kendimi olabildiğince geliştirmek, bu gelişimi aksatmadan arşivlemek, ve geriye bakıp 'iyi yol gitmişim be...' diyebilmek.
Aşağıda da bir takım resimler yer alıyor işte... Üşenmezsem hatırlayıp tarih sırasına koymuş olduğum resimler olacak bunlar, ama zaten çizimlerin dandiriklik boyutlarından eski mi yeni mi olduğu anlaşılacak olmalı:)...
12 12 05